**"TELEF ETMEK: BİR FAŞİST DİLİN YÜKSELİŞİ"*"
**"TELEF ETMEK: BİR FAŞİST DİLİN YÜKSELİŞİ"*" “Bir halkı yok etmek için önce dilini kirletirsiniz. Sonra o dili, halkın kendisine karşı silaha çevirirsiniz.” Türkiye’de artık yeni bir dil konuşuluyor. Bu dil ne Türkçedir, ne Kürtçe; ne Zazaca ne de Lazca. Bu dil, faşizmin dili. Ağzı olanın konuştuğu değil, ağzı olanın susturulduğu bir düzlem. Ve bu dil, yalnızca bir öfke boşalımı değil; bir iktidar politikasının ta kendisi. Devletin en üst kademesinden yayılan “aşağılama dili”, sıradan bir politik polemik olmanın çok ötesine geçmiş durumda. Artık karşımızda siyasal rakibi telef etmeyi, yani insan olmaktan çıkarmayı hedefleyen, sistemli bir nefret söylemi var. “Çapulcu” ile başlayan, “zibidi” ile devam eden, “sürüngen”, “vatan haini”, “şerefsiz”, “terörist” gibi ifadelerle bir milleti kendi içinden parçalayan bir dil bu. Ve bu dilin sahibi, yalnızca bir kişi değil; ona boyun eğen tüm bir ideolojik aygıt. Bu dilin taşıyıcısı olan siyasal figür, yıllar boyunca sistematik...