**"Kürt Sorunu ‘Hayır’ Diyerek Çözülmez”**

 Kürt Sorunu ‘Hayır’ Diyerek Çözülmez”

PKK’nın yaptığı son açıklamayla “Çerçeve Yasa” fiilen boşa düştü.

Zaten başından beri bu yasanın gerçek anlamda bir çözüm yasası olmadığı ortadaydı. Asıl sorun ise yasaya karşı çıkanların, meseleyi demokratikleşme ve Kürt halkının hakları üzerinden tartışmaması.

Özellikle Yeni Parti çevresindeki itirazlara bakıldığında tartışma, “Bu yasa Kürt halkına ne sunuyor?”, “Demokratikleşmenin önünü açıyor mu?” soruları üzerinden değil; daha çok ulusalcı reflekslerle yürütülüyor:

“Terör örgütüyle pazarlık yapılmaz.” “PKK Kürt halkını temsil edemez.”

Peki, somut gerçeklik nedir?

Bugün Kürt toplumunda karşılığı olan siyasal güçler kimlerdir? Ulusalcı partiler mi? Elbette değil. Kürt seçmenin önemli bir bölümünü temsil eden siyasal yapı DEM Parti’dir; diğer büyük siyasal aktör ise AKP’dir. Hoşumuza gitse de gitmese de siyaset, gerçekliğin üzerinden yapılır.

Bir başka öneri de şu: “Referanduma gidelim, halka soralım.”

Peki halka daha önce de sorulmadı mı? 2010 referandumunun sonuçlarından bugün memnun muyuz?

Daha temel soru şudur: Temel hak ve özgürlükler çoğunluğun oyuna bırakılabilir mi? Eğer her temel hakkı referandumla belirleyeceksek, o zaman 2010 referandumunun mantığını da baştan kabul etmiş oluruz.

Asıl konuşmamız gereken bunlar değil mi?

Kırk yıldır süren Kürt sorununu nasıl çözeceğiz?
Silahların yeniden ortaya çıkmayacağı siyasal ve toplumsal düzeni nasıl kuracağız?
Demokratik hakları nasıl güvence altına alacağız?

“Referanduma götürelim” diyorsunuz.

Peki referandumda halka hangi çözümü önereceksiniz?

Çünkü yalnızca “hayır” demek, yalnızca PKK’yı tarif etmek ya da yalnızca “vatan” demek bir çözüm programı değildir.

Türkiye’nin ihtiyacı, sorunu erteleyen yeni bir güvenlik siyaseti değil; silahı gereksiz kılacak demokratik, siyasal ve toplumsal bir çözüm programıdır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

**"Bilgi Çağında Cesaretin Çöküşü"**

**"Türkiye Solunun Bitmeyen 19 Mayıs Tartışması"**

**"Entelektüel Sefalet ve Nefretin Sınıfsal Dili"**