**'İktidar olmanın verdiği kibir, lüks bir arabayla geldi."**
**'İktidar olmanın verdiği kibir, lüks bir arabayla geldi."**
Trafiğin en yoğun olduğu yerde, hiç sağına soluna bakmadan sağ şeride bıraktı arabayı. Dörtlüler mi? Onlar sıradan insanlar içindir herhalde. Arkadan gelen arabalar bir bocaladı, sonra trafik usul usul kilitlendi.
Umurunda mı?
Arabadan indi. Güneş gözlükleri yerinde, üzerindeki kıyafetler belli ki pahalı markalar; günümüzün "İslami" modasına uygun. Ağır ağır yürüdü. Özgüven değil bu... Kibir. Sanki küçük dağları değil, büyük dağları da kendisi yaratmış.
Merak edip plakaya baktım.
AKP.
Tamam, dedim, senaryo kendini ele verdi.
İçeri girdi, kahvesini aldı. Dışarıda bekleyen onlarca insanın vakti, trafiğin akışı, kimsenin hakkı umurunda değildi.
Sonra aynı edayla arabasına bindi, hiçbir şey olmamış gibi çekip gitti.
İşte bir zamanların "mağdur" kimliği...
Meğer mağduriyet, iktidara ulaşana kadarmış. Gerisi ise, sağ şeridi bile kendine ait sanan bir özgüven değil; düpedüz kibirmiş.
Yorumlar
Yorum Gönder