**"Bilgi Çağında Cesaretin Çöküşü"**
**"Bilgi Çağında Cesaretin Çöküşü"** İnsanlığın tarihine şöyle geriye doğru dönüp baktığımızda bir zamanlar insanlar mağaralarda yaşardı. Sonra mağaradan çıktı. Sonra köyler kurdu. Sonra şehirler. İhtiyaçları artıkça fabrikalar, üniversiteler, laboratuvarlar, uzay istasyonları… Zaman içinde insanlık atomu parçaladı, aya gitti, yapay zekayı üretti, saniyeler içinde kıtaları birbirine bağladı. Ama bütün bu büyük ilerlemelerin ortasında başka bir şey oldu. İnsan, bilim ve teknolojide ilerlerken kendi içine çekildi. Bugün elimizde tarihin en gelişmiş teknolojisi var. Ama belki de tarihin en yalnız yaşayan insanı ile karşı karşıyayız maalesef. Çünkü bilim ve teknoloji insanın araçlarını geliştirir, insanın ruhunu, ahlakını, cesaretini, dayanışma duygusunu otomatik olarak geliştirmez.Hatta bazen tam tersini yapar. Bunun için başka bir şeye ihtiyaç vardır. Gelişirken kendi ürettiği sistemin kölesi, yabancısı oldu. Bir taraftan bilim üretti, bir taraftan köleliğini...
Yorumlar
Yorum Gönder