**"Devrimin Silahlı Gücü: Orduyu Kazanmak"**

 **"Devrimin Silahlı Gücü: Orduyu Kazanmak"**


Ekim Devrimi günlerini okurken Nisan- Temmuz arası Kerenski hükümetine karşı işçi, asker, yoksul köylü kalkışmalarını okurken Lenin'in değerlendirmeleri ve koşulların olgunlaşması konusunda uyarırken ordunun önemini vurgulaması önemli bir ayrıntıdır. 


Devrim yalnızca fabrikalarda, tarlalarda, sokaklarda değil, aynı zamanda kışlalarda da belirlenir. İşçi ve yoksul köylülerin üretimden gelen gücü elbette devrimin en muazzam ayağıdırr; ama orduyu yanına çekmeden bu güç, karşı devrimin süngüleri karşısında sıkışır.


1917 Temmuz’unda Rus işçileri ve askerleri ayaklandığında Lenin “zamansız” dedi. Çünkü kitlelerin öfkesi haklıydı, ama ordu bütünüyle Bolşeviklerin tarafına geçmemişti. 


Cephedeki yenilgiler hoşnutsuzluğu büyütmüştü, fakat hâlâ milyonlarca asker Kerenski hükümeti, Menşevik ve Sosyalist-Devrimcilerin etkisindeydi.


 Ordu içindeki bu parçalanmışlık, devrimi zafere taşımaya yetmedi; Geçici Hükümet saldırıya geçti, Bolşevikler geri çekilmek zorunda kaldı.


Lenin’in pratiği bize şunu öğretiyor: Devrim, yalnızca işçilerin üretimden gelen gücüyle değil, ordunun da kazanılmasıyla zafere yürür.


 Çünkü devlet, özünde, bir baskı aygıtıdır; ordusu ve polisiyle burjuvazinin kalkanıdır. Eğer bu kalkan parçalanmaz, ya da en azından tarafsız hale getirilmezse, en yiğit ayaklanma bile yenilgiyle sonuçlanabilir.


Ekim’e giden yolda Bolşevikler işte bu dersi çıkardı: Sovyetler içinde, cephedeki askerlerin desteğini büyüttüler, “ekmek, barış, toprak” şiarıyla ordunun yoksul tabakalarını kendi yanlarına çektiler. Ve ancak ordu içinde çoğunluk Bolşevikleştiğinde, devrim kesin zafere yürüyebildi.


Bugün için de ders apaçık: Silahlı güç devrime kazanılmadıkça, yalnızca üretimden gelen güce yaslanmak yetmez. Tarih, süngüleri karşısına alıp devrim kazanan bir sınıf tanımıyor.


Bir taraftan sınıfı devrime hazırlarken , bir taraftan da yoksul halkın çocuklarından oluşan orduyu da sınıftan yana taraf etmek zorundayız. 


Hele de bugün için. Çok güçlü orduların, silahlı güçlerin karşısına ya onun kadar güçlü halk milisleri oluşturmak ya da orduyu taraf yapmak zorunludur. 


Zaten devrimin nesnel şartlarında ordunun ayrışmaması da mümkün değildir. 


Karşı çıkanlar olacaktır. Ben sadece Lenin'in taktiği üzerinden Lenin'e bakarak yazdım. Eleştiriye elbette açıktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

**"Hırsız Kim? Kod 46 ve Sınıf Kavgasının Gerçek Faili"**

**“Sol Yumruk, Sağ Elin Şiddetini Temize Çekemez!”**

**"Dua Karnını Doyuruyor mu, Katmer?"**