**"Yeşil Dönüşüm mü, Yeşil Masal mı?"**

 Bu yazı, Aykut Çoban’ın “İklim Krizi Nasıl Çözülür?” adlı kitabının ilk bölümlerinden ilhamla yazılmıştır. Tavsiye ederim, ama uyarayım: Okudukça komünist olabilirsiniz. 😄✊


**"Yeşil Dönüşüm mü, Yeşil Masal mı?"**


Evde olmak bazen çok sıkıcı olabiliyor, kabul. Ama bir yandan da vakti biraz kendine, biraz da kitaplara ayırmak için iyi bir fırsat. 


İşte ben de o fırsatı değerlendirerek Polen Ekoloji’den çıkan “ekoloji üzerine 3 kitap” serisinin sonuncusuna, Aykut Çoban’ın İklim Krizi Nasıl Çözülür? adlı kitabına başladım.


Yıllardır doğa mücadelesinin içindeyim. Yaylalarda, maden sahalarında, HES projelerinde... Pratik alanda öğrendiğim çok şey oldu ama şunu çok iyi anladım ; Pratikle teori birleşmediği sürece, mücadele eksik kalıyor. 


Şimdi o eksikleri kitaplarla tamamlıyorum. Ve şunu artık çok net söyleyebilirim: Bize TV’lerde, gazete manşetlerinde “yeşil dönüşüm” diye yutturulan şey, kapitalizmin doğayı yeniden sömürmek için kurduğu büyük bir vitrin tiyatrosu.


Yeşil Yeni Düzen son yıllarda iklim krizine karşı en çok parlatılan kavram. Herkesin dilinde: “karbon nötr ekonomi”, “adil geçiş”, “yeşil işler”, “döngüsel ekonomi”…


Ama asıl soru şu: Bu politikalar gerçekten sistemi değiştiriyor mu, yoksa sadece vitrin mi yenileniyor?


Aykut Çoban’ın kitabı burada net bir uyarı yapıyor, hem de daha ilk bölümde. Sistemin kendisine dokunmayan hiçbir çözüm gerçek değildir. 


Karbon ticaretiyle, geri dönüşümle, yeşil binalarla doğayı kurtaramazsın. Hele ki fosil şirketlerine hala teşvik verilirken, işçinin sırtına “yeşil vergi” bindirilirken. 


Bugün “adil geçiş” dedikleri şey, emek sömürüsünü daha şık göstermenin başka bir yolu. İşsizlik artıyor, kamu bütçesi şirketlere peşkeş çekiliyor ama adına “yeşil ekonomi” denince kimse sorgulamıyor.


Kitaptan bir cümle çok çarpıcıydı: “Yeşil Yeni Düzen’de adil geçiş, emeği sömürmenin kefaretidir.”


Yeni iş alanları açılıyor, evet. Ama aynı sömürü düzeni içinde. İş güvencesiz, maaş düşük, sosyal haklar kırpılmış. Yani geçiş adil değil, pazarlanmış bir tuzak.


Bir de karbon takıntısı var. Tüm kriz, karbon salımıymış gibi anlatılıyor. Halbuki karbon bir sonuç. Asıl sorun, karın kutsallaştırıldığı üretim biçimi.


Sermaye kar ettikçe doğa da yanacak, emek de.

Ama Yeşil Yeni Düzen bunu hiç sorgulamıyor. Aksine, karbonu "ticaret" konusu yapıyor. Satın al, salmaya devam et!


Ve Geldik Chomsky’ye…


Okurken bir sayfaya geldim, gözlerimi devirdim.

Noam Chomsky... İnsan, bir düşünürden daha net bir sistem eleştirisi bekliyor ama o ne diyor biliyor musunuz?


 “Özel mülkiyete son vermek işçi sınıfının durumunu iyileştirmez.”


“Sermayeyi tasfiye etmek toplumsal adaletle uyumlu olmayabilir.”


E yani? Kapitalizmi üzmeyelim, aman patronlar darılmasın.


Gezegen yanıyor ama gevşek bir kapitalizmle hem dünyayı hem sistemi kurtarabiliriz diyor.

Hatta “kapitalizm ile gezegen birbirine alternatif değil” diyecek kadar ileri gidiyor.


Peki, biz bu sistemi sadece kitaplardan mı tanıyoruz sanıyorlar? Hayır. Biz bunu zehirli toprağımızdan, kuruyan derelerimizden, direnen köylülerimizin gözlerinden biliyoruz.


Biz bu yıkımı okuduğumuz kadar yaşıyoruz da. 


Kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkımın çözümünü, yine kapitalizmde aramak... Bu, yanan evi söndürmesi için yangın çıkaranı çağırmak gibi bir şey.


Ve Chomsky ne derse desin, biz biliyoruz: Kapitalizmi kurtaran bir iklim politikası, gezegeni feda eder.


Ve biz ne kapitalizme, ne de onun makyajlı yeşil politikalarına mecbur değiliz!


Bu yazı, bir kitapla başlayıp bir direniş çağrısına dönüşüyorsa, ne mutlu bana. Okudukça, düşündükçe, yazdıkça büyüyoruz.


Ve evde okunmuş bir kitap, sahada daha sağlam bir duruşa dönüşüyor. Dönüşecek de. Çünkü mücadele olanca yakıcılığı ile devam ediyor. 


Biz biliyoruz: Bu gezegeni de, bu hayatı da ancak ayağa kalkan halklar kurtaracak. Sınıfın kendisi kurtaracak, sınıfsal yaklaşım kurtaracak. 


Doğa dostu değil, düzen düşmanı olmak gereken bir çağdayız. Biz zaten o doğanın bir parçasıyız. 


Bu bir sınıf kavgasıdır. Haydin kavgaya!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

**"Hırsız Kim? Kod 46 ve Sınıf Kavgasının Gerçek Faili"**

**“Sol Yumruk, Sağ Elin Şiddetini Temize Çekemez!”**

**"Dua Karnını Doyuruyor mu, Katmer?"**