**"Bu Toprak Bizim, Bu Savaş Sınıf Savaşıdır!"**

 **"Bu Toprak Bizim, Bu Savaş Sınıf Savaşıdır!"**


Her şeyi elinden alınıyor. Yaşamı çalınıyor. Hala sessiz, hala umurunda değil, her şey hikayeymiş gibi geliyor.  Öyle bir uyku halimi, korku halimi, inanmamak mı? Bu halk yıkımı yaşadıktan sonra inanıyor. Bunu geçmişte Hes mücadelesinde gördük. Zararlar ortaya çıkınca anladılar. 


Şimdi yine aynı durum.Bir yanda vadileri maden sahası ilan edenler, öte yanda vadisinde doğmuş çocuklar…


Bir yanda doğayı “enerji yatırım alanı” görenler, öte yanda suyunu içtiği derede çocukluğunu büyütenler…


Bu çelişki artık sadece bir doğa tahribatı değil; bu, sınıf savaşıdır!


Yasalar şirketler için yazılmış, mahkemeler şirketler için karar veriyor. “İklim krizi” diyerek halkın aklını bulandırıyorlar.


 Oysa mesele açık: Sermaye yeni birikim modeline geçti. Artık petrolün yerini nadir madenler aldı, topraklarımızın altı “yeşil enerji” yalanlarıyla talan ediliyor.


 Karbon ayak iziymiş, sürdürülebilir kalkınmaymış… Hepsi palavra! Sermaye, kâr için oksijenimizi bile metalaştırmak istiyor.


Türkiye 2022’de sözde iklim anlaşmaları sayesinde 3 milyar doları kasasına koydu. Peki bu para nereye gitti? Yaylalarımıza mı okul yapıldı? Derelerimize arıtma mı kuruldu? Hayır! O para, şirketlerin kasasında, ihaleci müteahhitlerin ceplerinde!


Köylerimiz, yaylalarımız, vadilerimiz yağmalanıyor. Yarın, bu topraklardan koparılmış halk şehirlerde yoksulluğa, işsizliğe ve sermayenin fabrikalarında köleliğe mahkûm edilecek. Çünkü su yoksa, toprak yoksa, gıda yoksa; emek de özgür değildir.


Bu yüzden bu kavga “çevreci” bir hobi değil, romantik bir doğa sevdası hiç değil. Bu kavga sınıf kavgasıdır!


Toprağını savunan köylü, suyunu savunan genç, ormanını koruyan kadın, geleceğini savunan işçi… Hepimiz aynı sınıfın evlatlarıyız.


Karşımızda ise tek bir sınıf var: Sermaye sınıfı ve onun devleti!


Bugün direniş meşrudur. Bugün barikat yurtseverliktir. Bugün köy köy, yayla yayla, vadi vadi gezmek; anlatmak, örgütlemek, direnmek sınıfsal bir görevdir.


Marks’ın dediği gibi:

“Doğa, insanın inorganik bedenidir.” Ve biz o bedeni savunmadan, kendimizi de savunamayız!


Bugün artık fiili direniş meşrudur!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

**"Hırsız Kim? Kod 46 ve Sınıf Kavgasının Gerçek Faili"**

**“Sol Yumruk, Sağ Elin Şiddetini Temize Çekemez!”**

**"Dua Karnını Doyuruyor mu, Katmer?"**