**"Allah Hükümetimize, Bankalara Zeval Vermesin(!)"**
**"Allah Hükümetimize, Bankalara Zeval Vermesin(!)"**
Bir sabah uyandık, Resmi Gazete’den soğuk bir haber sızdı: Yargıtay, bankaların emekli maaşlarına bloke koyabileceğine hükmetti.
Neymiş efendim? Kredi sözleşmesinde onay verilmişse, maaşa el konabilirmiş. O kadar kağıtı hızlı, seri bir şekilde imzalıyorsun ki parayı bir an önce alıp ihtiyacını gidermek için. Oysa bu ülkede yıllardır “emekli maaşı kutsaldır, haczedilemez” diye anlatılırdı.
Ama şimdi kutsal olan maaş değil, banka kârları.
Ben bir emekliyim. Yıllarca öyle böyle çalıştım. Şimdi aldığım maaşla pazardan tane ile sebze alıyorum.
Şimdi emekli ne yapsın Fatura mı ödesin, ilaç mı alsın , toruna harçlık mı versin, bilmiyor, çaresiz.
Açlık sınırı 35 bin lirayı geçmiş, benim maaşım 17 bin lira. Kış aylarında kredi çekmesem doğalgazı bile yakamıyorum.
Ama banka, bir gün bakmışım el koymuş maaşıma.
Neden?
Çünkü “rıza göstermişim.”
Evet, aç kalmamak için rıza göstermişim. Açlığın imzası bu.
“Eskiden köyde tefeciye borcunu ödeyemeyen, koyununu değil, nesi varsa kaybederdi.”
Şimdi banka koyun almıyor, doğrudan emekliyi alıyor.
Bu karar bir hukuk faciası değil sadece; bu bir sınıf tercihidir.
Bankanın karı, emeklinin yaşam hakkından üstün tutulmuştur.
Devlet, halkını değil, kar hanelerini korumaktadır.
Ve biz?
Evde oturup dizimizi dövüyoruz.
Cuma hutbesinde adalet arıyor, kredi taksitine dua ediyoruz.
Ama ses çıkarmıyoruz.
Biz susuyoruz, onlar alıyor.
Biz susuyoruz, onlar haczediyor.
O yüzden buradan sesleniyorum:
Bu suskunluk sürdükçe, yarın sadece maaşımıza değil, onurumuza da bloke koyacaklar.
Devlet, bu hukuksuz kararı kaldıracak düzenlemeyi hemen yapmalıdır.
Emekli maaşına el uzatmak, halkın yaşamına el uzatmaktır.
Ve son söz: devletimiz bankalara zeval vermesin(!)
Ama halkı da unutmasın artık.
Yorumlar
Yorum Gönder