**"Tam Bağımsızlık, Marksizm ve Üç Fidan . Bir Devrimci Mirasın Diyalektiği"**
**"Tam Bağımsızlık, Marksizm ve Üç Fidan . Bir Devrimci Mirasın Diyalektiği"**
"Tam Bağımsız Türkiye " çağrısı tek başına bir şey ifade eder mi? Ya da tüm programı liberalizme içkin olan partilerin çağrılarında karşılığını bulur mu?
Biz sosyalistlere için "Tam bağımsız Türkiye!" yalnızca bir slogan değil, bir sınıf çağrısıydır. Bu çağrıyı Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, Marksizmin rehberliğinde dile getirdiler.
Onların mücadelesi, emperyalist tahakküme ve yerli işbirlikçilerine karşı verilmiş bir tarihsel cepheydi.
Peki, Marksizm ile tam bağımsızlık arasında nasıl bir bağ vardır?
Marksizm, sınıf mücadelelerinin tarihini anlatır ve bağımsızlığı yalnızca ulusal sınırlarla değil, üretim araçlarının kontrolüyle tanımlar.
Yani Marksizm’e göre gerçek bağımsızlık, işçi sınıfının siyasal iktidarı alması ve üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti ortadan kaldırmasıyla mümkündür.
Sömürü ilişkileri sürdüğü sürece, herhangi bir ülkenin veya partinin, partilinin tam bağımsızlıktan söz etmesi, yalnızca bir biçimden ibarettir.
Üç Fidan işte bu gerçeği erken kavradı. Onlar, 1960’ların dünya çapındaki anti-emperyalist dalgası içinde şekillendirdikleri ideolojik bilinçle, “ulusal kurtuluş”un yalnızca Amerikan üslerinin kapatılmasıyla değil, toplumsal kurtuluşla birleştiğinde gerçek bir anlam kazanacağını haykırdılar.
Çünkü emperyalizm, yalnızca tankla, topla gelmez; IMF anlaşmalarıyla, ithalat rejimleriyle, eğitim politikalarıyla, medyadaki ideolojik hegemonyayla gelir. Emperyalizmle mücadele, dolayısıyla yalnızca siyasi değil, ekonomik ve kültürel bir savaştır da.
Marksizm işte böyle bir bütünlüklü mücadele anlayışını sunar. Tek başına sadece bir slogandan öteye geçmez.
Hem işçi sınıfını sömüren sermayeye, Hem de bu sömürü düzenini dışarıdan tahkim eden emperyal merkezlere karşı bir savaştır.
Üç Fidan’ın mücadelesi, bu anlamda “bir ayağı bağımsızlıkta, diğer ayağı sosyalizmde” olan bir stratejinin parçasıydı.
Onlar, Mahir Çayan’ın sözleriyle, "Tam bağımsızlık olmadan sosyalizm, sosyalizm olmadan tam bağımsızlık olmaz" diyen hattın yürüyücüleriydi.
Bugün bu mirası sahiplenmek, sadece onları anmak değil;
- IMF’ye, Dünya Bankası’na boyun eğen ekonomik düzeni sorgulamak;
-:NATO üyesi olup barıştan söz eden ikiyüzlülüğe karşı çıkmak;
-:Üniversitelerde, fabrikalarda, tarlalarda halk için bilim ve üretim yapmak;
Gerçek bir halk demokrasisi için örgütlenmek demektir "Tam Bağımsız Türkiye"
Üç fidan, toprağa düşerken göğe doğru büyüdüler.
Her bir kökleri, işçi sınıfının bilincine, halkların özgürlük arzusuna uzandı.
Ve o büyük ses hâlâ kulaklarımızda: "Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın sosyalizm!"
Yorumlar
Yorum Gönder