**"Sermayenin Kalbi Kırılmış ; Şirketlerimize Dokunmayın!"**
**"Sermayenin Kalbi Kırılmış ; Şirketlerimize Dokunmayın!"**
Bir gün uyanıyoruz, sermaye sınıfı küsmüş. “Bize dokunmayın,” diyorlar. TOBB başkanı üzgün, MÜSİAD tedirgin, Ticaret Bakanı ise halkı değil, patronları teselli ediyor: “Korkmayın, dava açın.”
Çünkü boykot listesi sermayenin kalbini kırmış. İktidar durur mu hemen yol göstermiş ; dava edin mahkemelerime gönderin, boykot neymiş göstereyim diye tesellisini sunmuş.
Ne olmuş? Bir gün boyunca alışveriş yapmayalım demiş yurttaşlar. Bizi sömüren iktidar tarafından her türlü ekonomik desteği gören, teşvikler alan, vergi affı sağlanan , sadece rafları dizip fahiş fiyata satanların kasasına bir gün para akmasın istemişler.
Patronun kârı düşecek diye devlet seferber olmuş. Sanki 1 günlük alışverişsizlikten patronlar değil, saray mutfağındaki kuş sütü etkileniyor.
Ama bir hatırlatma yapalım: İki ay önce Erdoğan’ın kendisi boykot çağrısı yapmıştı. Ne diyordu? “Pahalı ürün satanları dize getirmek için boykot etkili bir yöntemdir.”
Yani vatandaş pahalıya satana kızınca boykot hak, ama aynı vatandaş o paranın nereye aktığını fark edince ve siyasi bir tutum alınca bu sefer suç oluyor. Ne güzel memleket.
Şimdi boykotçular hakkında soruşturma açılmış. TCK 122 ve 216... Yani “ayrımcılık” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”. İlginç. Çünkü bu ülkede halkın yüzde kaçı, o karlarını %500 artıran holdinglerin ortağı? Hangi mahalle esnafı 5 holding gibi vergi istisnası aldı? Kim neyin ayrımını yapıyor? Ayrımcı kim?
Ama mesele ekonomi değil. Mesele sınıf. Saray rejimi, “alışveriş yapmazsan terörist olursun” diyor çünkü kendi ekonomik düzeninin çarkına çomak sokuluyor.
Çünkü alışveriş dediğin, bu düzende bir itaat biçimi. Markete girip üç ürün için bin lira ödemek, “rejimi onaylıyorum” demek.
Bunu yapmazsan “kin ve düşmanlık” oluyorsun. Çok üzgünüz ama halk artık alışverişle sevgi gösteremiyor, çünkü cebinde sevgi kalmadı.
Coca-Cola’ya da boykot var şimdi. Üreten kim? Anadolu Grubu. Hani şu ülkenin canına okuyan fiyat politikasında başı çekenlerden.
Peki şimdi sırf bu boykotu kırmak için ekranlara kola içenler çıkacak mı? Belki de ekran başında ‘şimdi bir Coca-Cola molası’ verecek gazeteciler görürüz. Malum, bayrağı reklama sardılar mı her şey “milli” olur.
İsrail'den boykota destek geldi deyip “bakın İsrail bile destekliyor” diyenler vardı. O zaman Hayfa Limanı’na yanaşan Azeri petrolünü oraya taşıyan birilerinin tankerlerini de o marketlere boykot çsğrısı yapıldığında aynı çağrı neden bu konu için yapılmadı? etmeniz gerekmez miydi?
Madem ekonomik bağlar üzerinden milliyetçilik yapılıyor. Herkesin derdi iktidarını korumak, sermayenin derdide kârını korumak. Vatandaş da cebini korusa suç mu olur?
Ah ah… Daha dün “bu gazeteleri evinize sokmayın” diyenler, şimdi aynı gazeteler boykot edilince “vatan hainliği” diyor. Tutarsızlığın tavanı deldiği yerdeyiz. Bi tutarlı olabilseniz, bi paniklemeyip biraz düşünebilseniz...
Her sistem kendi yıkıcısını içinde taşır, büyütür. Bundan kaçış yok. Tüketmeyen insan, bu düzenin en büyük krizidir. Ve halk, tam da bunu yapıyor. Bu yüzden korkuyorsunuz.
Ama artık o dönem bitti. Çünkü açlık demagojiye kulak vermez. Raflar dolu, cepler boşken kimse vatan edebiyatına ikna olmuyor. Bunu iyi biliyorsunuz halkın bu öfkesinden korkuyorsunuz.
İktidarı kaybetme pozisyonuna gelenler tehditletle tüketin, para harcayın diyor. Sanki para varmış gibi. Ülkenin 26 milyonu geçen icra dosyası var. Bu gerçekler öyle tehditle gizlenemiyor artık.
Ve halk diyor ki: "Dokunuruz. Çünkü burası halkın memleketi, sermayenin vitrini değil."
Yorumlar
Yorum Gönder