**"Gençlik Sokakta: Hangi Gelecek İçin, Kimin Sloganıyla?"**

 **"Gençlik Sokakta: Hangi Gelecek İçin, Kimin Sloganıyla?"**


Türkiye'de gençliğin yeniden sokağa çıkması, yalnızca bir muhalefet biçimi değil; aynı zamanda bir gelecek tasavvurunun çatışmasıdır. 


Ancak bu çatışma sahasında sosyalistlerin zayıf örgütlenmesi, yön verici bir güç olmaktan uzak oluşu, bu tasavvurun içeriğini belirleme şansını da büyük ölçüde başka akımlara bırakıyor.


Bugün gençlik sokakta. Üniversitelerde, forumlarda, sosyal medyada, sokaklarda bir gelecek talebi yankılanıyor.


 Ancak bu taleplerin içeriği ne kadar sistem dışı, ne kadar dönüştürücü? Daha da önemlisi, bu taleplerin yönünü tayin edecek siyasal özne nerede?


Gençlik Homojen mi?


Hayır. Gençlik; sınıfsal, ideolojik ve kültürel olarak oldukça parçalıdır. Şu üç ana bileşeni ayırt etmek gerekir:


1. İşçi gençlik: Çalışmak zorunda olan, üretim sürecine doğrudan katılan, güvencesizliğin ve sömürünün tam ortasında yaşayan gençler. Talepleri sınıfsaldır ama örgütsüzdür.


2. Üniversiteli yoksul gençlik: Hem eğitim hem yaşam mücadelesi verir. Barınma, beslenme, ulaşım gibi temel ihtiyaçlar üzerinden politikleşir. İdeolojik açıdan daha açık ve dönüşebilir bir potansiyele sahiptir.


3. Orta sınıf, kentli, laik, cumhuriyetçi gençlik: Bu kesim, Kemalist, ulusalcı veya liberal etkilenimlerle düşünür. Mücadele dili çoğunlukla anayasal haklar, özgürlükler ve laiklik etrafında şekillenir. Kapitalizmi değil, mevcut yönetimi hedef alır.


Bugün gençlik eylemlerinde en çok duyulan sloganlar genellikle şu üç eksendedir:


“Mustafa Kemal’in askerleriyiz!”


“Laik Türkiye!”


“Tek adam gidecek, biz kalacağız!”


Bu sloganlar elbette otoriterliğe bir itiraz içerir. Ama sistemin yapısal niteliklerine dokunmaz. Egemen sınıfın tarihsel figürlerine yaslanır, burjuva cumhuriyetin ideolojik mirasını taşır.


 Gençliğin sınıfsal konumuna rağmen taleplerin içerik olarak sistem içi olması çelişkidir ve bu çelişkinin nedeni açıktır: Sosyalistlerin örgütsel ve ideolojik yetersizliği.


Sosyalist örgütler gençlik içerisinde son derece sınırlı bir örgütlülüğe sahiptir. Birçok üniversitede ya hiç yoklar ya da yerel düzeyde, yatay ilişkilerle sınırlı kalıyorlar.


 Bu durum, hem eylem çağrılarında hem de eylem içeriğinde belirleyici olamamayı beraberinde getiriyor. Eylemli gençlik hareketinde hegemonya sosyalistlerde değil; liberal, cumhuriyetçi veya ulusalcı öznelerde.


Bu hegemonya kaybı, yalnızca söylem düzeyinde kalmaz. Taleplerin niteliğini de belirler. Gençlik, barınma, özgürlük, adalet istiyor; ama bu istekleri mülkiyet ilişkilerine değil, siyasal rejime bağlıyor.


 Oysa barınma sorununun kaynağı KYK değil, rantçı piyasa düzenidir. Özgürlük sorununun kaynağı tek adam değil, sermaye egemenliğidir. Bu ilişkileri ifşa edecek olan ise devrimci öznelerdir. Bugün bu rol boşta.


Peki Ne Yapmalı?


Sosyalistler bu eylemlerin dışında kalamaz. Ama içinde olduklarında da bu düzen içi sloganların peşine takılmamalıdır. Burada bir ayrım önemlidir:


Taktik olarak: Sokağa çıkmalı, gençliğin yan yana gelişini önemsemeli, o öfkeyi küçümsememeli.


Stratejik olarak: Bu öfkenin yönünü değiştirmeye çalışmalı, kendi ajandasını gençliğe taşımalı, sınıf taleplerini gündemleştirmeli.


Bu olmadığı sürece sosyalistlerin eylemdeki varlığı yalnızca sayısal bir kalabalık, ama ideolojik bir hiçlik anlamına gelir.


Gençlik geleceği görüyor, ama neyin geleceğini? Kimin programı, hangi sınıfın çıkarı doğrultusunda bir gelecek tahayyülü?


 Bugün sosyalistlerin görevi; gençliğin öfkesini devrimci siyasete bağlamak, Kemalist nostaljiden sınıf bilincine geçişi örgütlemektir.


İlk adımı geçmek için önce hedefi netleştirmek gerekir. Ve hedef yalnızca bu düzenin değişimi değil, onu var eden üretim ilişkilerinin tasfiyesidir. 


Gençlik ancak böyle bir stratejiyle tarihsel bir özne olabilir. Sosyalistlerin görevi bu tarihsel rolü örgütlemektir.


Bunu da yapmanın tek yolu artık Birleşik bir mücadeleden geçiyor. Sosyalistler şspkayı önüne koyacak öyle veya böyle bir yolunu bulacaklar. 


Yoksa her şey söylemde kalır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

**"Hırsız Kim? Kod 46 ve Sınıf Kavgasının Gerçek Faili"**

**“Sol Yumruk, Sağ Elin Şiddetini Temize Çekemez!”**

**"Dua Karnını Doyuruyor mu, Katmer?"**