** "Bilim Ne Der, Halk Ne Anlar?" **
Yazı Serisi: Bilimle, Felsefeyle, Halkın Diliyle - II
** "Bilim Ne Der, Halk Ne Anlar?" **
Bilim der ki: Zaman bir düzlemdir, ölçülebilir.
Fizik der ki: Işık hızına yaklaşırsan zaman yavaşlar.
Kuantum der ki: Bir parçacık aynı anda hem oradadır hem burada.
Biyoloji der ki: Evrim vardır, doğa seçer.
Peki halk ne anlar?
Zaman sabah ezanı gibi işler, işe gidip gelmeye yarar.
Işık faturası ay sonunda gelir, hızı değil bedeli önemlidir.
Parçacık değil, tencerede mercimek vardır.
Evrim mi? O zaten patronun adam seçerken yaptığı şeydir!
İşte burada başlar büyük çarpıklık.
Çünkü bilim, kimin elindeyse onun dilini konuşur.
Kapitalizm bilimi sever gibi görünür ama onu halktan saklar. Bir yandan roket gönderir, diğer yandan yoksulluk sınırını yükseltir.
Bir yandan genetiği çözer, diğer yandan açlıktan çöken bedenleri görmez.
Bir yandan atomu parçalar, ama toplumları birleştiremez.
Çünkü kapitalist için bilim, sadece sermayeye yarar.
İlaçlar piyasaya göre çıkar, hastaya göre değil.
Tarım tohuma, çiftçiye göre değil; şirkete göre düzenlenir.
Zaman bile senin değil artık; mesai kartındır, sana değil patrona aittir.
Ama bilimin özü başka yerde saklıdır.
Tıpkı toprağın altında bekleyen bir tohum gibi…
Sosyalizm, bilimi halkın eline verir. Zamanı üretimden çok yaşama göre kurar.Bilgiyi para için değil, insan için üretir. Doğayı sömürmek için değil, onunla birlikte yaşamak için okur.
Ve belki de en önemlisi: Bilimi korkutucu bir dil olmaktan çıkarır. Anlaşılır yapar.Sınıfların değil, sınıfların içindeki çocukların anlayacağı dile çevirir.
Çünkü gerçek aydınlanma, laboratuvarda değil, halkın sofrasında başlar.
Kuantumu herkes anlamak zorunda değil.
Ama herkes yaşadığı hayatı sorgulamak zorunda.
Ve bilimin ışığı, işte tam orada yanar:
Sorgulayanın gözlerinde.
Sokrates'e göre "Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez. " Ona göre erdemli bir hayat bu sorguyla başlar.
Yorumlar
Yorum Gönder