**'Suriye'nin Yeni Anayasası: Şeriat, Tek Adam ve Kaos Garantisi"**
**'Suriye'nin Yeni Anayasası: Şeriat, Tek Adam ve Kaos Garantisi"**
Orta Doğu’da dünyada yaşanacak yeni bir paylaşım savaşının ayak sesleri duyuluyor. Masada haritalar açılmış, cetveller çekilmiş, büyük güçler yeni sınırlar çizmeye hazırlanıyor.
Ve tam bu hengâme içinde, Suriye nihayet bir anayasa ilan etti. 54 ana madde ve alt maddelerden oluşan Anayasanın en belirgin maddesi ülkenin bir şeriat kurallarını temel alan bir İslam " Cumhuriyeti" ve bizde ki başkanlık sisteminin bir versiyonu.
Bu anayasanın hazırlanmasında Türkiye'nin de bir dahli vardır. Türkiye'de murat ettiklerini Suriye üzerinde uygulama fırsatını yakaladılar. Anayasa neredeyse bugün Türkiye'de konuşulan "demokratik" anayasa talebinin aynısı gibi duruyor. I
Yada emperyalist güçler bu bölgede böyle baskıcı tek adam rejimlerinin olduğu, daha kolay yönetilebilir ülkelere ait şablondur bu anayasa modeli.
İşte tam burada şu sorular ortaya çıkıyor.Bu bir halklar mutabakatı mı, yoksa büyük güçlerin ve mezhep savaşlarının bir ürünü mü?
Bize istikrarı mı vadediyor, yoksa yeni savaşların zeminini mi hazırlıyor?
Ve en kritik soru: Bu anayasa, İslam hukuku temelinde bir "demokratik sistem" mi kuruyor, yoksa yeni bir tek adam rejiminin önünü mü açıyor?
Şeriat Anayasası ile Demokrasi Kurulur mu?
Anayasaya bir bakalım: İslam hukuku yasamın temel kaynağı. Yani, bir şeriat devleti kuruluyor ama adı "cumhuriyet" oluyor.
Bu size tanıdık geliyor mu?
Öyle ya, Türkiye’de de laiklik ve seküler hukuk vardı ama tek adam rejimi bir gece anayasayı yeniden yazdı, her şey "demokratik" göründü ama hiçbir şey demokratik olmadı.
Şimdi soralım yine :
Suriye'de de kuvvetler ayrılığı varmış gibi gösterilerek, tüm yetkiler tek adama mı bağlanıyor?
Yargı bağımsız deniyor ama aslında sadece devlet başkanının iradesini mi uygulayacak?
Parlamento olacak ama sadece göstermelik mi kalacak?
Çünkü Suriye’nin anayasasında kuvvetler ayrılığı yazıyor ama yürütme, yasama ve yargı, doğrudan başkanın kontrolünde.
Tıpkı Türkiye gibi…
Yani, Suriye, Türkiye modelini mi kopyalıyor?
Bu modeli bilenler için kötü haber: Tek adam rejimi, şeriat anayasası ve askeri kontrol altındaki yargı birleştiğinde, orada demokrasi olmaz.
Kürtler Nereye Düşecek?
Yeni Suriye, bir Sünni Arap devleti olarak mı şekillenecek? Peki, Kürtler?
Bugün Kürtler, Suriye’deki en örgütlü siyasi ve askeri güç. Ama büyük bir açmazın içindeler:
Ne Batı’ya tam güvenebiliyorlar, ne de Suriye’nin merkezi yönetimiyle anlaşabiliyorlar.
ABD'nin garantörlüğü onları koruyacak mı, yoksa yeni bir pazarlık masasında mı satacak?
YPG, ABD çıkarlarının dışına çıkabilir mi?
Bu soruların cevabı net değil. Ama PYD’nin oluşturduğu "devlet aklı" Suriye yönetimine talip olabilir mi? Buna izin verilir mi? Veya Kürtler bunu becerebilir mi?
Özerklik modelinin ulus-devlete karşı bir alternatif olduğu söyleniyordu. Özerklikten vaz geçildi. Ama şimdi Suriye'nin en güçlü örgütlü yapısı olarak, en tepeye mi çıkacaklar, yoksa İslamcı bir Sünni Arap devleti içinde sıkışacaklar mı?
Türkiye’de de benzer şeyleri görmüştük. "Demokratik açılım" dendi, masalar kuruldu, sonra bir gece her şey çöpe atıldı.
Suriye’de de Kürtlere verilen sözler, bir gecede silinip gidebilir mi?
HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam), Eski El Kaide unsurlarından devşirilmiş bir cihatçı örgüt.
Ama bakıyoruz ki, yeni anayasa ile bu örgütün lideri, devletin başına geçmeye hazırlanıyor.
Yani "burjuva devlet aklı" bile olmayan bir cihatçı örgüt, devlet olacak.
Soru şu: Bu Suriye’ye düzen mi getirecek, yoksa daha büyük bir kaos mu yaratacak?
Laiklikten tamamen kopmuş, şeriata dayalı bir anayasa ile Suriye’de istikrar mümkün mü?
Suriye, Türkiye’nin içine düştüğü tek adam rejimi gibi mi olacak, yoksa çok daha karmaşık ve kanlı bir iç savaşın içine mi düşecek?
HTŞ gibi gruplar, uluslararası sistem tarafından meşrulaştırılırsa, yarın hangi ülkede hangi radikal yapı meşru hale getirilecek?
Bunu bir düşünün…
Türkiye Ne Yapacak?
Hakan Fidan, “Kürtlerin hakları tanınmalı” dedi.
Ama hangi Kürtler? Silah bırakanlar mı, yoksa Suriye’de askeri varlığını koruyanlar mı?
Türkiye’nin pozisyonu tam bir bilinmez.
Bir yandan NATO üyesi, ama Rusya ve İran’la diplomatik bağlarını korumaya çalışıyor.
Ama NATO, Türkiye’nin bağımsız hareket etmesine izin verir mi?
ABD, Türkiye'yi bölgede "eli" olarak mı kullanmak istiyor?
Ve asıl kritik soru: Rusya, Ukrayna savaşı sonrası Suriye’ye döner mi? dönebilir mi?
Eğer dönerse, Türkiye’nin şu anki Suriye politikası nasıl sürdürülebilir?
Ve geldik asıl soruya.
Bu anayasa İsrail’in güvenliğini mi sağlıyor, yoksa Sünni Selefi örgütleri Şii eksene karşı bir saldırı cephesi olarak mı kullanıyor?
Şimdi bir kez daha soralım:
Bu anayasa, İsrail için bir güvenlik çemberi mi oluşturuyor?
Yoksa Ortadoğu’da yeni bir mezhep savaşının önünü mü açıyor?
Şeriat devleti kurmak, Suriye’yi nasıl "istikrara" kavuşturacak?
İran'ın etkisi bir şekilde o çoğrafyada kırıldı. Ama kendisi, ideolojisi ve nükleer programı hala duruyor.
Ve hatta Yemen ve Husiler hala ayakta. Bugün yapılan saldırı İran'ın kendi coğrafyası dışında ki kollarını kırma ve temizliği bitirme olarak okunabilir bence.
Azerbaycan ve Ermenistan aradında ki ilişkiler de sessizce tatlıya bağlanmak üzere. Göreceğiz, dünya daha büyük acılara gebe gibi görünüyor halklar için.
Komünistler ve İlerici Güçler Ne Yapacak?
Bölgede sınıfsal çelişkiler mi belirleyici olacak, yoksa ulus-devlet çatışmaları mı?
Komünist partiler, cihatçı bir rejim altında nasıl hareket edecek?
Seküler ve devrimci mücadele veren güçler, bu süreçte nasıl bir hat izleyecek?
Bölgede bir sosyalist seçeneğin inşası mümkün mü, yoksa devrim artık imkansız mı?
Şimdi, bu anayasa bir şeriat devleti kuruyor ama demokratikmiş gibi gösteriliyor.
Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi…
Tıpkı Suudi Arabistan'ın Batı'ya "ılımlı reformlar" sunması gibi…
Şimdi soru şu:
Bu anayasa, Suriye halklarını mı kurtarıyor, yoksa büyük güçlerin çıkarlarını mı koruyor?
Kürtler, Suriye'nin en tepesine mi çıkacak, yoksa kendilerine dayatılan oyununa mı sıkışacak?
Türkiye gerçekten bağımsız bir aktör mü, yoksa NATO’nun bölgedeki taşeronu mu?
Ve en önemlisi:
Bu anayasa, Suriye’ye barış mı getirecek, yoksa yeni savaşların başlangıcı mı olacak?
Tarih, kendi yolunu çizenleri yazar, başkalarının yolunda yürüyenleri değil.
Bütün bu yaşananlar bize halklar kendi kaderlerini kendileri işçi sınıfının ideolojisinin önderliğinde belirleyecek.
Yoksa acı ve göz yaşından başka şansları yok.
Yorumlar
Yorum Gönder