Dün tanklarla bastırılan halk iradesi, bugün sarayın karanlığında zincire vuruluyor. Zincirleri kıracak olan yalnızca örgütlü halkın gücüdür.


Bugün yine 12 Eylül. Darağacına giden yoldaşlar geliyor insanın aklına. İşkenceden geçirilen binler, sakat kalanlar. Bu toprakların kaderidir sanırım gençleri ölüme göndermek, onulmaz acılar yaşamak. Geçmişe bakınca öfke ile doluyor insan. Bugün ise başka bir versiyonu yaşanıyor. 


12 Eylül 1980 yalnızca bir askeri müdahale değildi; bu ülkenin bağrına saplanmış bir hançerdi. İşçi sınıfının yükselen mücadelesini, meydanları dolduran gençliği, köylerde toprağı sahiplenen köylüyü boğmak için sahneye kondu. 


Burjuvazi çıkışsız kaldığında, devreye tanklar girdi. Binlerce insan gözaltına alındı, zindanlar dolduruldu, işkence tezgâhları gece gündüz çalıştı. Grevler yasaklandı, sendikalar dağıtıldı, siyaset kapatıldı. 12 Eylül, halkın değil, sermayenin iktidarıydı.


Ardından gelen program çok açıktı: toplumu teslim almak ve neoliberal yağmayı hayata geçirmek. Özal’ın 24 Ocak kararları, ancak cop ve işkence gölgesinde uygulanabilirdi. YÖK kuruldu, üniversiteler susturuldu. Basın zincirlendi, sendikal hareket felç edildi. 12 Eylül, emeği köleleştiren düzenin kurucu taşı oldu.


Bugün saray rejimi işte bu zincirin devamıdır. 12 Eylül anayasası hâlâ yürürlüktedir. Grev yasakları, basına sansür, üniversitelerin kıskaca alınması, emeğin taşeronlaştırılması hepsi darbenin bıraktığı mirastır. 


Saray, bu mirası tek adam rejimiyle kalıcılaştırmaya çalışıyor. Tankların yerini polis barikatları, generallerin yerini tek adam aldı. 12 Eylül’ün ruhu, sarayın koridorlarında dolaşıyor.


Buradan çıkarılacak ders nettir: Burjuvazi kriz anında demokrasiyi çöpe atar, zor aygıtına sarılır. Dün tankla, bugün OHAL’lerle, polis ordusuyla, yargı sopasıyla aynı şeyi yapıyor. Eğer işçi sınıfı örgütsüz kalırsa, bedelini yine kuşaklar boyu ödeyecektir.


O halde bugün bize düşen bellidir: 12 Eylül’ün zincirlerini kırmak, sarayın karanlığını dağıtmak. 


Hiç kimse unutmasın: Ne 12 Eylül unutulur, ne sarayın karanlığı kalıcıdır. Örgütlü halk bu zinciri mutlaka kıracaktır!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

**"Hırsız Kim? Kod 46 ve Sınıf Kavgasının Gerçek Faili"**

**“Sol Yumruk, Sağ Elin Şiddetini Temize Çekemez!”**

**"Dua Karnını Doyuruyor mu, Katmer?"**