**"Yalnızlığım Benim Pasaklı Kontesim”*"
**"Yalnızlığım Benim Pasaklı Kontesim”*"
Kalabalıklar boğuyordu beni.
Gürültüler, sözler, gözlerin ardındaki hesaplar…
Her şey çok fazlaydı, çok yapmacık, çok kalabalık.
Bir tebessümün ardına kaç yüz sahtelik sığar, hiç saydınız mı?
Ben sayamadım. Saymak istemedim.
Bir gün sustum.
Kimse fark etmedi.
Sustum, çünkü gürültüye katılmak değildi var olmak.
Çünkü insan bazen konuşarak değil, susarak kendine döner.
Sığındığınız kalabalıklardan sıyrıldım.
Kendi içime çekildim,
kendimle tanıştım.
İçimde yankılanan sessizlikle konuşmayı öğrendim.
İçimde yürümeyi, düşmeyi, yeniden doğrulmayı…
Ve o anda anladım:
Yalnızlık bir yoksunluk değil, bir yuvaymış aslında.
Kimseye ait olmayan bir oda,
kimsenin gölgesine düşmeyen bir ışık…
Yalnızlık, benim özgürlüğümmüş.
Kalabalıklar arasında kaybolmayı reddettim.
Çünkü ben, sesimi sessizlikte buldum.
Dışarıda hayat koşuyor.
İnsanlar birbirine yaslanıp düşüyor.
Ben, düşmemeyi yalnızlığımla öğrendim.
Bana sarılmadı kimse;
ama o hep omzuma çöktü ,
bir battaniye gibi…
üşütmeyen, ama hiç de zarif olmayan.
Yalnızlığım benim pasaklı kontesim.
Ne başkasına benzer,
ne başkasına yar olur.
Ama hep yanımda,
biraz kırgın, biraz dağınık…
ama benim.
Yorumlar
Yorum Gönder