**“Yağmurun Altında Unuttuğum Şeyler”**
**“Yağmurun Altında Unuttuğum Şeyler”**
Bugün gökyüzü susuyor. Sanki ben de onunla birlikte susuyorum. Kapalı, hafif yağmurlu bir hava var dışarıda.
Ama asıl ıslanan pencerenin camı değil; içimdeki yalnızlık. Elimde bir kitap var, sayfalarını çeviriyorum, ama kelimeler bir boşluğu dolduramıyor artık. Bir şey eksik… Ne olduğunu bilmiyorum, ama yerini çok iyi hissediyorum.
İçimde tarifini yapamadığım bir boşluk oluştuğunda, her şey anlamını yitiriyor. Gülüşler başkalarının yüzünde kalıyor, sesler bana dokunmuyor.
Ne yapsam olmuyor. Günler geçiyor, ama ben bazen sabaha uyanmakta bile isteksizim. Gece yorgunluğu üstümden hiç inmiyor. Sanki içimde bir düğüm var, ne çözülüyor, ne de tamamen kopuyor.
Zaman zaman soruyorum kendime: “Ne yapmalıyım?” Ama cevabını bilmediğim bir sorunun ağırlığı daha da yoruyor beni. Sadece susuyorum.
Çünkü bazen insan sessizliğin içinde bile yalnız kalabiliyor. Ve en kötüsü de, bu yalnızlığı ben çağırmadım. O, usulca geldi, içimin en kuytu köşesine yerleşti. Gitmiyor. Gider gibi yapıyor bazen ama sonra yine dönüyor.
Yine de umut arıyorum, hâlâ... Belki de umut dediğimiz şey tam da buradadır: En karanlık anda, sabaha en yakın yerde. Belki bir gün, bir kelime beni yeniden ısıtır. Bir göz, beni gördüğünü hissettirir. Bir ses, “seni anlıyorum” der… İşte o zaman, bu boşluğun sesi susar.
Dürüst olmalıyım: Bazı mutlulukları kendi ellerimle ittim. Korktum belki bilmiyorum. Hep bir kaygıydı taşıdığım ; bu bir rüya mı? Ya da hak etmediğime inandım.
Bazen insan kendini iyi hissetmekten bile suçluluk duyuyor. Ama artık biliyorum… Bu, mutluluğun suçu değil. Bu benim kendime koyduğum cezaların yankısı.
Şimdi yalnızca bekliyorum. Ama öylece değil, içimden bir yer hala inanıyor. Bir gün biri gelir ve sessizliğimi duyar. Ellerime dokunmadan içime ulaşır. Belki bu satırları yazarken bile yaklaşıyordur. Kim bilir? Belki bugün. Belki yarın. Ama elbet bir gün...
Yağmur dindiğinde, içimde bir şeylerin filizlendiğini fark edeceğim. Çünkü hiçbir boşluk sonsuz değildir. Bir damla bile bazen yeniden başlamaya yeter.
İşte bugün böyle bir sıkıntılı yalnızlığın içindeyim. Ve umut işte var olan içimde ki. Belki.
İnsanı en çok yıkan bilmeden yaptıkları yani alışkanlıkları ezberleri. İşte ben bu yol ayrımında durdum ve dönüm geri hayal kırıklıklarıma ve kendime baktım ve aynı yoldan yürümekten vazgeçilmez geçtim.
Dönüşüp, değişip kendim olmaya giden yolu seçtim.
Yorumlar
Yorum Gönder