**"Korkunun Duvarlarında Çürüyor Cesaret"**

 **"Korkunun Duvarlarında Çürüyor Cesaret"**


Hakkın için, haklılığın için, eşit bir dünya için, ekmeğin için…


Sesini yükseltmeyip, “Ne yapabilirim ki?” diyorsan,

“Konuşanı içeri alıyorlar,” diye fısıldıyorsan ardına bakmadan, Zaten kaybetmişsin demektir.


Henüz zincirlerin bile paslanmamışken, sen onları kutsal bir güvenlik duvarı sanıyorsun.


Ama hak, susanların değil, haykıranların yüreğinde yeşerir.


Bir çocuğun ağzındaki bayat ekmek kokusu,

Bir kadının sokakta tek başına yürüyememesi,

Bir işçinin gece vardiyasında ezilen omuzları,

Senin "yapacak bir şey yok" dediğin o cümleye her seferinde başını eğiyor.


Korku, öyle sinsidir ki; önce dilini bağlar, sonra aklını...


En sonunda kalbini. Ve sen artık bir duvar olursun:

Dilsiz, hissiz, hareketsiz. Yıkılmaz değil, ama kendini bile unutmuş bir duvar.


Oysa cesaret, sadece büyük meydanlarda, devrim pankartlarında değildir.


Cesaret, bazen bir "hayır" demektir tam zamanında.

Bir çocuğun gözünün içine bakıp, “Senin geleceğin için susmayacağım,” demektir.


İnsan ya mücadeleyi seçer ya da unutulmayı.

Çünkü zaman, korkakları değil, direnenleri hatırlar.

Ve unutma: Cesur olmadan kazanılmaz.


Ama en çok da, cesur olmadan yaşanmaz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

**"Hırsız Kim? Kod 46 ve Sınıf Kavgasının Gerçek Faili"**

**“Sol Yumruk, Sağ Elin Şiddetini Temize Çekemez!”**

**"Dua Karnını Doyuruyor mu, Katmer?"**