**"Böyle Daldığıma Bakma”**
**"Böyle Daldığıma Bakma”**
Böyle daldığıma bakma.
Bir ağacın gölgesinde sessizce oturuyorsam, bil ki içimde orman yangını var.
Gözlerim sabit bir noktaya ilişmişse, orada çoktan yıkılmış bir evin harabelerini izliyorumdur. Sustuğum her an, içimde bin kelime birbirine çarpıyor.
Fırtınalı bir yolculuğun yolcusuyum ben; görünmez dalgaların içinde, yorgun bir salın ucunda.
İnsan bazen en çok dururken gider. Bir yüz, bir anı, bir cümle gelir tutar kolundan geçmişin. Zaman kıvrılır, mekan silinir, içindeki yolculuk başlar.
Sanki kimseler fark etmez ama sen çoktan yola çıkmışsındır. Kimse bilmez; bir omuz silkişi, içindeki dağların üstüne çöken sisin ta kendisidir.
Fırtına dışarıda değil; içimde.
İçimde sarp patikalar, düşmüş taşlar, kopmuş köprüler var.
Yıllardır süren bir arayış bu. Ne tam bir varış noktası var ne de geri dönüş umudu. Her an, yeni bir yol ayrımında gibiyim. Seçtiğim her yol, bir başka yaramın üzerine basıyor. Ama yine de gidiyorum. Çünkü bazı fırtınalar, sadece yürüyerek diner.
Dışarıdan bakınca dalgın bir insan sanıyorlar beni.
Oysa ben, kendi içimin en çetin dağlarını aşmaktayım. Elimi tutup sonra bırakanı beklemekteyim.
Yorumlar
Yorum Gönder