**"BARIŞ AMA SINIRLARINI KİM ÇİZİYOR?"**
**"BARIŞ AMA SINIRLARINI KİM ÇİZİYOR?"**
Kürtler, Türkiye ve Emperyalizmin Ortadoğu Planı
Şu barışa biraz da farklı bir açıdan bakalım. Pek çok yerden görüşlerimizi yazdık. Bir de İran üzerinden bakalım.
Sadece bir kenarda duran bir değerlendirme olsun.
"Barış" diyorlar. Ama sınırları baştan çizilmiş bir barış bu.
Kiminle yapılacağı belli. Ne zaman biteceği belli. Kim susacak, kim konuşacak, o da belli.
Barış dedikleri şey, aslında bir yeni savaşın habercisi olabilir mi?
Bu soruyu sormak için elimizde yeterince neden var. Çünkü bölgeye dikkatle bakıldığında görünen şudur:
Her şey İran savaşı için hazırlanıyor.
Amerika’nın bölgedeki yeni hedefi açık: İran.
Filistin’de yürütülen yıkım, sadece bir katliam değil; bölge halklarına da bir mesaj. İsrail, emperyalizmin vurucu gücü olarak hareket ediyor.
Suriye’de denenen “Kürt modeli”, şimdi İran’a taşınmak isteniyor. İran Kürtleri üzerinden bir fay hattı yaratılıyor. Tıpkı Irak ve Suriye’de olduğu gibi.
Ve bu savaş planının ortasında, yeniden Kürt hareketi var.
Türkiye, PKK adını devreden çıkarıyor, anayasa tartışmalarını gündeme getiriyor, “barış” kelimesini daha sık kullanıyor. Ama bu hamlelerin hiçbiri halklar lehine değil.
Bu, içeriye "istikrar", dışarıya "uyumlu müttefik" mesajı vermek için yapılan bir yeniden pozisyon alma hareketi.
Peki neden şimdi?
Çünkü ABD, hem Türkiye’yi hem Kürtleri İran savaşında aynı cephede görmek istiyor.
Ve bu, “barış” adı altında kurulan en büyük çelişki.
PKK’nin son kongresinde “demokratik toplum”, “barış”, “toplumsal çözüm” gibi kavramlar öne çıktı.
Ama dikkatli bakınca, sosyalizme yapılan atıfların gerçek bir ideolojik dönüşüm değil, bir taktik olduğu görülüyor.
Amaç belli: Türkiye solunun ve dünya kamuoyunun desteğini almak.
Sosyalizm, eğer gerçekten sınıf temelli bir dönüşüm hedeflemiyorsa, yalnızca bir meşruiyet aracıdır.
Bugün Kürt hareketi, halkçı sosyalizmden çok, kimlik temelli bir mücadeleyi önceliyor. Bu da sınıf siyasetinden uzaklaşma anlamına geliyor.
Barış mı, Yeni Savaş mı?
Emperyalizm barış ister mi? Asla. Emperyalizm yalnızca kendi çıkarlarının güvenliğini ister. Onun barışı, halkların değil, silah tüccarlarının çıkarınadır.
Bugün barış diyerek sunulan şey, aslında İran’a karşı kurulacak yeni bir savaş cephesinin altyapısıdır. Kürt hareketine “silah bırak” deniyor, ama aynı anda İran’da yeni bir mücadele hattı kuruluyor.
Bu nasıl çelişki.
Yeni anayasa söylemi yükseliyor. Ama ortada halkçı, emekten yana tek bir madde yok. Ne üretim araçlarının kamusallaştırılmasından , ne sosyal güvenceden, ne mülkiyet eleştirisinden , ne özgürlüklerden, ne adaletten söz ediliyor.
Kamuculuğun adı bile anılmıyor. O zaman bu tartışma, gerçekte neyin örtüsüdür?
Yeni savaşların öncesinde iç kamuoyu mühendisliğinin.
Ne Yapmalı?
Sosyalistlerin görevi açık: Ortadoğu halklarını birbirine düşüren her tür emperyal planı teşhir etmek.
Kürt hareketinin mücadelesini emperyalist fay hatlarına taşımadan, halkların ortak kurtuluşu için sınıf eksenli bir yolda yeniden kurmak.
Ve Türkiye solunun, bu süreçte “barış” adı altında kurulacak her kirli ittifaka karşı net bir duruş alması gerekir.
Barış, iktidarların dayatmasıyla değil, halkların ortak kararıyla mümkündür.
Ve unutulmamalı: Barış, ancak devrimci bir mücadeleyle, halkların elleriyle inşa edilirse gerçek olur.
Aksi takdirde, adı barış olan her şey, yeni bir savaşın sessiz provasıdır.
Bu yazı da burada dursun bakalım.
Yorumlar
Yorum Gönder