Sol Yanım

 **"Sol Yanım"**


Dünyanın büyüsüne kapılmadım. Ne altınları gözlerimi kamaştırdı ne de mülkler aklımı çeldi.


Annemden doğarken ellerime bırakılmış bir hazine varsa, o da insanlığın yüreğine dokunabilmekti. 


Bir an bile tamah etmedim, bir an bile gözlerimi kırpmadım kimsenin malına,mülküne , yani dünya nimetlerine.


Hedefim belliydi: İnsanlığa hizmet etmek. Rüzgâr yıllar içinde öyle savurdu, öyle acılar yaşattıki hayat bir bile  adımlarım şaşmadı, pusulamı kalbimin en derin yerinde taşıdım. 


Sevgiden, barıştan, emeği savunmaktan gayrı bir yol seçmedim. Bu yollar, dikenlerle bezense de, taşları ayaklarımı kanatsa da dönüp arkamı bakmadım.


 Çünkü biliyordum; her düşen damla, toprağa düşen ilk yağmur tanesi gibi bir gün bir filizi yeşertecekti. O filizler bir gün orman olacaktı. 


Ama çok verince kendimden, zayıf dediler. Kendi menfaatine çalışmayan, çıkar peşinde koşmayan birine alışkın değildi bu dünya.


Ya birilerinin emeğini çalacaktım, ya birilerinin sırtından geçinecektim, hep bana diyecektim. 


Gücün bencillikte olduğunu sandılar. Oysa ben, ne aşkı ne sevgiyi ne emeği sömürmeyi bildim.


 Ellerimi açtım, paylaşmayı öğrendim. Karşılıksız vermeyi, sonsuz bir denize su taşır gibi sevmeyi…


Bildiğim tek yol vardı: Emekten, özgürlükten yana olan. 


İnsanlığın kurtuluşu için yürüdüğüm bu yol, kış ayazında üşüyen işçinin nasırlı ellerinde, karanlık sokaklarda kaybolan çocukların gözyaşlarında, savaş meydanlarında yitip giden genç bedenlerin umutlarında bir yankı buldu. 


Sol yanımda bir yangın gibi taşıdım bu kavgayı.


Ne para, ne şöhret, ne de güç… Hiçbiri yetmedi bana. Hiç birini istemedim. 


Ama ben bir isyanın içinden geçtim, bir sevdanın içinde büyüdüm. Ellerim nasır tuttu, dizlerim kanadı belki ama yüreğim hiçbir zaman çürümedi.


Kalbim hiç kurumadı, hep sevdim. Sevdalarım da oldu hiç ihanet etmediğim. Hatalarım da oldu. Bilerek, isteyerek yapmadığım. 


Ve şimdi soruyorlar: Peki, ne kazandın?


Ben de gülerek cevap veriyorum: Bir çift nasırlı elin sıkı sıkıya tuttuğu diğer eli…


İçine umudu ekmiş, büyütmüş bir yüreği…


Ve her şeyden öte, sol yanımda hiç sönmeyecek bir ateşi.


Kaybettiklerim mi? 


Çokkk oldu hem de ne çok.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

**"Hırsız Kim? Kod 46 ve Sınıf Kavgasının Gerçek Faili"**

**“Sol Yumruk, Sağ Elin Şiddetini Temize Çekemez!”**

**"Dua Karnını Doyuruyor mu, Katmer?"**